AYRICALIKLI OLAN KİM?

Mustafa Gazalcı
mgazalci@gmail.com,  gazalci.net
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 25 Mayıs 2017 tarihinde İstanbul’da İmam Hatipler Derneği tarafından düzenlenen mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada imam hatip okullarında okuyanların yıllarca çile çektiğini, bu okullara karşı geçmişte ayrımcılık yapıldığını söyledi.
Sayın Cumhurbaşkanı o konuşmasında kimsenin hangi okula gideceklerine karışmadıklarını, okulları zorla dönüştürmediklerini belirterek, “İmam Hatipli demek, ülkesine, vatanına, bayrağına, ezanına ve bunları temsil eden istikbal ve istiklal davasına öncülük eden ve talip eden bir gençliktir” dedi.
Sanki başka okullarda okuyan milyonlarca gençlerimiz bu niteliklerden yoksunmuş gibi.


Sayın Recep Tayyip Erdoğan daha önceki bir konuşmalarında da bu okulların “göz bebeği” okullar olduğunu söyleyip durdu.
Önceki yıllar bir yana AKP’nin iktidar olduğu son 15 yıldır bir ayrıcalık söz konusuysa imam hatipliler olumsuz değil olumlu ayrıcalığa sahip.
İlk aklımıza gelenleri sıralayalım:
Bu okulların öğretmen eksikliği, kalabalık sınıfı, derslik, ders araç gereç sorunu yoktur.
Hiçbir okulun ortaokulu yokken, imam hatiplerin ortaokulu vardır.
Üç üniversite bitirmiş kişiden biri işsizken imam hatipli çıkışlılar daha kolay iş bulmaktadır.
Ailesinden ayrı okuyan birçok ortaöğretim öğrencisi yurt bulamazken imam hatipliler kolayca yatılı okuyabilmektedir.
Sağ iktidarlar özellikle AKP döneminde sağlanan bu ayrıcalıkları artırmak olanaklı.
***
Öte yandan imam hatip okullarının ve öğrencilerinin sayıları gereksinimin çok ötesinde hızla artmaktadır:
AKP iktidara geldiği 2012-13 öğretim yılında imam hatip ortaokullarının sayısı 1.099 iken 2016-17 öğretim yılında 2.777 oldu.
2012-13’te İmam Hatip Lisesi sayısı 450, buralarda okuyan öğrenci sayısı 71.100 iken okul sayısı 1408’e, öğrenci sayısı, 634. 406 yükseldi. (Eğitim Sen Mayıs 2017, 10. Genel Kurul Çalışma raporu, s:31)
İmam Hatip ortaokulları ve liselerinde okuyan öğrenci sayısı bir milyonu geçti.
Birçok okul, imam hatip okuluna dönüştü. Birçok yerde veliler “Okuluma dokunma, okulumu kapatma” kampanyası yaptılar.
***
Bütün bunlar ortadayken imam hatipliler zarara uğruyormuş, çile çekiyormuş gibi sürekli bir izlenim yaratmak haksızlık.
Sayın Erdoğan’ın dediği gibi geçmişte de imam hatipliler için ayrıca bir çile yoktu.
Başörtüsü konusu her okulda herkes için geçerliydi.
Üniversiteye imam hatipliler gibi öğretmen okulları, bütün meslek lisesi çıkışlılar da doğrudan giremiyordu.
***
Yıllar önce Cumhuriyet Gazetesinde 21.1.1995’te “İmam Hatip Yetiştirmek İçin Yeni Bir Öneri” adlı bir yazı yazmıştım.
O yazıda özetle, imam ve hatipliğin başka meslekler gibi yüksek öğretime girerken tercihle olmasını savundum. Yalnız imam hatipliler değil başka liseliler de istiyorlarsa bu bölümü seçebilecekti.
Dinsel ağırlıklı eğitim yapan ortaokul ve liselerin artışına gerek yoktu. Böylelikle öğretim birliği de tam sağlanmış olacaktı.
Ne yazık ki bu öneriler dikkate alınmadı. İmam Hatip okulu artırma yarışına gidildi.
AKP iktidarı döneminde ise bu sayılar yukarıda da belirttiğimiz gibi uçtu.
Amaç, imam hatip yetiştirmek değil, eğitimi dinselleştirmekti, o da yapıldı.
***
Elbette biz imam hatipte okuyan çocuklara, gençlere karşı değiliz. Onlar genellikle yoksul aile, köy çocukları, bizim çocuklarımız.
Dün onlara Köy enstitüleri yolları açılmıştı, bugün İmam hatip.
Bizim derdimiz laik, bilimsel, demokratik, üretici işe yarar bir eğitim derdi.
Herkesin kamusal, nitelikli bir eğitimden geçmesi derdi.
AKP’nin bu konuda başarılı olamadığı ortada.
Özellikle 2012’de getirilen 4+4+4 sistemiyle eğitim sistemi temelli geriledi.
Bunun en somut kanıtı Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçları. Türkiye hep son sıralarda.
Asıl bu konulara kafa yormak gerekir.

Yeni Adana Gazetesi
1 Haziran 2017