16. ve 22. DÖNEM DENİZLİ MV. EĞİTİMCİ MUSTAFA GAZALCI’NIN YURTLARLA İLGİLİ BASIN DUYURUSU

Sağlıksız açılan yurtlarda bu kaçıncı ölüm?
Her seferinde bu son olsun, ders olsun diyoruz, ancak acılar bitmiyor.
Devlet ailesinden ayrı okuyan çocukların güvenli, sağlıklı barınma sorununu çözmeye bir türlü yanaşmıyor. Bu yüzden meydan tarikatlara, sömürücülere kalıyor. Ve acı üstüne acı yaşanıyor…
Bugün Adana Aladağ’da, 2008’de Konya Taşkent Balcılar’da 17 kız ve 1 kurs öğreticisinin öldüğü gibi.
Yurtlar eğitimin bir parçasıdır. Çocuk okuldan daha çok zamanını yurtta geçirir. Eğer yurtlarda bugün olduğu gibi, saldım çayıra derseniz, o çocukları sokağa attınız demektir.

Arada bir kimi yerlerde yangınla, çökmeyle, tecavüzle uyarılar çıksa bile, büyük çoğunluk aynı acıyı çekmeye devam eder.
Özel yurtların denetimi ne yazık ki hakkıyla yapılmamaktadır. 21.7.2005 tarih 25882 Sayılı Resmi Gazetede yapılan değişiklikle bu yurtların denetimi Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinden alındı. Yanlış yapıldı.
Sözde yılda iki kez denetim valiliklere bırakıldı, bu da hakkıyla yerine getirilmemektedir.
Yine 3. 12. 2004 tarih 25659 Sayılı Resmi gazete’de özel yurtlar yönetmelik değişikliği yapılarak “bölgecilik, ırkçılık, dini propaganda” yapmak suç olmaktan çıkarıldı.
Bir olayda savcılığın el koyması testiyi kırdıktan sonra işe el koymak gibidir, kayıpları geri getirmez.

Yurt konusu önemlidir. Yerel ve genel yönetimler ivedi köklü çözüm getirmelidir. Sağlıklı olmayan bütün özel yurtlar kapatılarak çocuklar sağlıklı binalara taşınmalıdır.
Ailesinden ayrı okuyan her çocuğun güvenlik içinde barınması, beslenmesi, korunması yasalarımıza ve altına imza koyduğumuz Çocuk Hakları Sözleşmesine göre devletin savsaklanamaz görevidir.
1 Aralık 2016